Tüketici Hukuku Enstitüsü 'ne Hoşgeldiniz! > Yargıtay Kararları > Yargıtay Kararları > Araç satımı ile uğraşan taraf ile kullanım amaçlı araç alan taraf arasındaki ihtilaf TKHK kapsamındadır.

Araç satımı ile uğraşan taraf ile kullanım amaçlı araç alan taraf arasındaki ihtilaf TKHK kapsamındadır.

 

Araç satımı ile uğraşan taraf ile kullanım amaçlı araç alan taraf arasındaki ihtilaf TKHK kapsamındadır.

T.C. YARGITAY 13.HUKUK DAİRESİ E. 2013/13134 K. 2013/27873 T. 11.11.2013

ÖZET: Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta; davacı(satıcı)’nın tüketici durumundaki davalıya (alıcı) araç  sattığı ve taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.  

DAVA ve KARAR: Davacı, davalıya araç sattığını ancak davalının beş yıl sonra aracın ayıplı olduğundan bahisle tespit yaptırdığını  tespit raporuna  dayanarak icra takibi başlattığını, takibe  süresinde itiraz edemediğini, takibe konu borcu ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, haksız olarak  icra dosyasında ödemek mecburiyetinde kaldığı 5.075,00 TL nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta; davacı(satıcı)’nın tüketici durumundaki davalıya (alıcı) araç  sattığı ve taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.  

4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde esasa girilerek hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

 2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2. bentte gösterilen nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 11.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir