Tüketici Hukuku Enstitüsü 'ne Hoşgeldiniz! > Yargıtay Kararları > Yargıtay Kararları > İkinci el araç alım satımı ile uğraşan firmadan alınan ikinci el araç hakkındaki ihtilaflar 4077 kapsamındadır.

İkinci el araç alım satımı ile uğraşan firmadan alınan ikinci el araç hakkındaki ihtilaflar 4077 kapsamındadır.

 

İkinci el araç alım satımı ile uğraşan firmadan alınan ikinci el araç hakkındaki ihtilaflar 4077 kapsamındadır.

 

T.C. YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ E. 2012/29537  K.2013/439 T. 15.1.2013      

ÖZET : Yerel Mahkemece dava konusu aracın ikinci el olduğu, buna göre genel mahkemenin görevli olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş. Somut uyuşmazlıkta, araç alım satımı ile uğraşan davalının (satıcı) davacıya (alıcı) araç  sattığı ve taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. 4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık satış sözleşmesinden kaynaklanmakta olup Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz.

DAVA ve KARAR : Taraflar arasındaki malın ayıplı olmasından kaynaklanan davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı, davalı firmadan 04/04/2011 tarihinde aracı 38.000 TL ye satın aldığını, 28.000 TL sini nakit olarak ödediğini ve 2003 model aracını da 10.000.TL karşılığı verdiğini, davalı şirketin araçta herhangi bir hasar olmadığı yönünde beyanda bulunduğunu, 18 ay aracı kullandıktan sonra aracını satmak istediğinde aracın 2008 yılında pert edildiği şeklinde kayıtlarda göründüğünü öğrendiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere araçtaki değer düşüklüğünden kaynaklanan 15.000 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, dava konusu aracın ikinci el olduğu, buna göre genel mahkemenin görevli olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine,karar kesinleştiğinde ve talep edildiğinde dosyanın görevli İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş;karar,davalı tarafından temyiz edilmiştir.

4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, araç alım satımı ile uğraşan davalının (satıcı) davacıya (alıcı) araç  sattığı ve taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.

4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık satış sözleşmesinden kaynaklanmakta olup Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken genel mahkemenin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

SONUÇ:  Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 15.1.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

Penis kılıfı
Strap-on Ürünleri
Teknolojik Vibratörler
Vibratör Setler
Amerikan Ürünleri

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir