Tüketici Hukuku Enstitüsü 'ne Hoşgeldiniz! > Yargıtay Kararları > Madde-3 > Kalorifer kazanı yapımı eser sözleşmesi kapsamındadır.

Kalorifer kazanı yapımı eser sözleşmesi kapsamındadır.

T.C. YARGITAY 15. HUKUK DAİRESİ E. 2002/3627 K. 2002/4107 T. 23.9.2002

ÖZÜ : 4077 sayılı Kanunda tüketici tanımı ve işlemi yazılmıştır. Somut olayda olduğu gibi taraflar arasındaki ilişki kapsamı itibariyle istisna sözleşmesinden doğmuş ise, artık davanın tüketici mahkemesinde özel hükümlere göre bakılıp sonuçlandırılması mümkün olmaz. Hal böyle olunca mahkemece, davaya genel hükümlere göre  genel mahkemelerde bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi gerekir.

DAVA ve  KARAR : Dava, kat malikleri kurulu kararı uyarınca yönetici tarafından açılmıştır. Gerçekten, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 35. maddesi hükmünce yöneticinin kat malikleri kurulundan verilen kararların yerine getirilmesini teminen dava açması olanaklı bulunduğu gibi, yönetici apartmanın genel yönetim işleri ile koruma, onarım, temizlik gibi bakım işleri ve özellikle apartmanın kalorifer tesisatı için avans toplayabilir ve bunları harcayarak bu safhalarda ortaya çıkan davalarda taraf olabilir. Bundan dolayı, mahkemece, apartmanın kalorifer tesisatının verimsizliğinden ötürü açtığı davada taraf ehliyeti bulunduğundan davanın sıfat yönünden reddi doğru değildir.

Ancak, davada davalıların yapımını yükümlendiği, fakat amacına uygun çalışmadığı sonradan saptanan kalorifer kazanı için ödenen bedelin tahsili istenmiştir. Bu haliyle taraflar arasındaki hukuki ilişkinin, eser sözleşmesinden kaynaklandığı ortadadır. Oysa, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3 ve devamı maddelerinden bu kanun kapsamında kalan işlerin hazır bir mal veya hizmeti satın alarak onu günlük yaşamında kullanıp tüketen kişi ile mal ve hizmeti satan arasındaki ilişkilerden doğan uyuşmazlıklar olduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda olduğu gibi taraflar arasındaki ilişki kapsamı itibariyle istisna sözleşmesinden doğmuş ise, artık davanın tüketici mahkemesinde özel hükümlere göre bakılıp sonuçlandırılması mümkün olmaz. Hal böyle olunca mahkemece, davaya genel hükümlere göre ( BK. madde 355 ve devamı ) genel mahkemelerde bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 23.09.2002 gününde oybirliğiyle karar verildi. 

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir